Prostat Kanseri - Prostat Kontrolü - Medical Park Üroloji Kliniği

Prostat Kanseri

prostat tedavisi

Prostat kanserinin temel nedenleri arasında beslenme, kalıtım ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar neden gösterilebilir.

Özellikle hayvansal yağdan zengin beslenen ülkelerde prostat kanseri görülme riski fazladır. Ama bunun yanında Japonya ya da Çin gibi ülkelerde et tüketimi az olduğundan ve soya yağı gibi bitkisel yağlardan yararlanma fazla olduğundan bu tür ülkelerde prostat kanseri görülme sıklığı daha azdır.

Prostat kanseri genç erkeklerde de ortaya çıkabilir. Benim en genç ameliyat ettiğim hastam 36 yaşında biriydi. Nadir de olsa görülebilmektedir. Prostat kanseri, zamanında müdahale edilirse kesin tedavisi mümkündür.

Prostat kanserinin kesin teşhisi nasıl yapılır?

Teşhis için PSA (prostat spesifik antijen) dediğimiz bir belirteç var kanda ona bakıyoruz ve muayene ediyoruz. Ondan sonra eğer muayenede şüphe, PSA’da bir yükseklik varsa biyopsi yapıyoruz ve kesin tanıyı koyuyoruz. Biyopsi sonuçlarını patolog yorumluyor ve derecelendiriyor. Temel olarak üç gruba ayırıyoruz. İyisi, ortası ve kötüsü var. Bunlar tedavi sonuçlarını etkileyen parametrelerdir.

Prostat kanseri tedavisinde neler yapılır?

Hastalığın prostata sınırlı olduğu düşünülen ve genel durumu itibarı ile ameliyata engel hali olmayanlarda cerrahi tedavi ön planda düşünülür. Ameliyat olacak hastalarda 10 yıllık bir yaşam beklentisi olması tercih edilir. Ameliyat yöntemleri arasında açık ameliyat, laparoskopik ve robotik cerrahiler söz konusudur. Açık ameliyatlar göbek altından veya makatla torba arasından yapılan kesilerle uygulanabilir. Laparoskopi veya onun robot yardımı ile yapılan versiyonu kesi olmaksızın vücuda açılan deliklerle (port) yapılan ameliyatlardır. Hastalarda iyileşme süresi daha kısa, ağrı daha az olmasına karşın yapılan araştırmalar kanser kontrolü ve komplikasyonların yüzdesi açısından açık cerrahiden üstünlüğünü gösterememiştir. Radikal prostatektomi, normal prostat ameliyatlarından farklıdır. Burada prostat kapsülü ile prostatın tümü, seminal keseler, gereğinde lenf bezleri çıkartılarak idrar yolu mesane ile yeniden birleştirilir. Ameliyat sonrası bu birleşme yerinde daralmalar, idrar kaçırma ve sertleşme problemi en sık görülen komplikasyonlardır. Sinir koruyucu cerrahi uygun olan hastalarda iki taraflı uygulanır ise hastaların yarısından fazlasında sertleşme fonksiyonu geri dönebilir. Bunun için ameliyat öncesinde iyi bir sertleşme fonksiyonu olması ve ameliyat sonrası uygulanacak rehabilitasyon programı önemlidir.